Önceliklendirme
Özet: DEHB'de önceliklendirme sorunu çoğu zaman neyin önemli olduğunu bilmemekten değil, beynin görevler arasındaki ağırlık farkını doğal olarak hissedememesinden kaynaklanır. Bu yüzden küçük bir iş ile devasa bir proje aynı derecede bunaltıcı gelebilir ve sonuçta hiç başlayamama döngüsü oluşabilir.
Günün o meşhur, boğucu anını çoğumuz biliriz. Önünüzde ödenmesi gereken birikmiş faturalar durur, e-posta kutunuzda yöneticinizden gelen acil bir mesaj bekler, ev dağınıktır ve yarın sabaha yetişmesi gereken büyük projenin dosyası ekranda açıktır. Aklı başında bir yetişkinin bu tabloya bakıp işleri mantıklı bir sıraya koyması beklenir.
Ancak DEHB'li bir beyin bu tabloya baktığında çoğu zaman devasa bir bunaltı altında ezilir. Sonra da gidip çorap çekmecesini renklere göre sıralamaya, ocağı silmeye ya da kendini yatağa atıp saatlerce video izlemeye başlayabilir.
Dışarıdan bakınca bu durum sabotaj, tembellik ya da neyin önemli olduğunu ayıramama gibi görünebilir. Oysa içeriden yaşanan şey genelde öncelikleri ayıramamak değil, beynin her maddeye aynı büyüklükte bir ağırlık yüklemesidir. DEHB dünyasında, "e-postayı cevapla" görevi ile "hayatını düzene sok ve büyük projeyi bitir" görevi nörolojik olarak benzer ağırlıkta hissedilebilir.
Önceliklendirme sorunu, DEHB'li bireylerin gününü kaosa sürükleyen en güçlü felç mekanizmalarından biridir. Çünkü beyniniz "Nereden başlamalıyım?" sorusuna yanıt bulamadığında güvenlik sigortasını attırır ve "Hiçbir şeye başlamamalıyım" sonucuna varabilir.
Geleneksel kişisel gelişim araçlarının sık önerilen çözümlerinden biri olan Acil ve Önemli Matrisi de DEHB'li bir beyinde her zaman işe yaramayabilir. Bunun nedeni, DEHB beyninin "önemli" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmesine rağmen, onu her zaman bir motivasyon yakıtı olarak kullanamamasıdır.
Önceliklendirme sorunu DEHB'de nasıl görünür?
Önceliklendirme krizinin gerçek hayattaki yansımaları genelde şunlardır:
- Eşit ağırlık illüzyonu: "Su faturasını öde" gibi 2 dakikalık bir işle "yüksek lisans tezini bitir" gibi aylar sürecek bir iş beyinde aynı büyüklükte yer kaplayabilir.
- Aktif kaçınma: Asıl yapılması gereken görev dururken, sadece ondan kaçmak için evi temizlemek ya da gereksiz e-postaları aşırı özenle arşivlemek gibi sahte üretken işlere sığınabilirsiniz.
- Analiz felci: "Önce 5 numaralı işi mi yapsam, yoksa 2 numaralı iş daha mı mantıklı?" diye düşünmekten yorulup tüm enerjiyi kararsızlığa harcayabilirsiniz.
- Sadece panik odaklı çalışma: Bir iş, son teslim tarihine çok az zaman kalana kadar görünmez kalabilir. Ancak panik başladığında öncelik sırasına girebilir.
- Kolay lokma tuzağı: Günün en iyi enerjisini, sadece üzerini çizmesi kolay olduğu için küçük işlere harcayıp asıl önemli işe sıra geldiğinde tükenmiş hissedebilirsiniz.
- Liste klostrofobisi: 30 maddelik bir yapılacaklar listesine bakmak fiziksel bunaltı, mide sıkışması ya da uyuma isteği yaratabilir.
DEHB'de önceliklendirme neden zorlaşır?
Bu zorluk çoğu zaman karakterle değil, yürütücü işlevler ve motivasyon sistemiyle ilgilidir. Nörobilim ve DEHB uzmanlığı alanındaki açıklamalar, önceliklendirme felcinin şımarıklık değil, beynin görevleri işleme biçimiyle ilişkili olduğunu gösterir.
Önem yerine ilgiyle çalışan bir sistem ne demektir?
Dr. William Dodson'ın DEHB alanında sık anılan çerçevelerinden biri şunu söyler: Nörotipik insanlar çoğu zaman önem tabanlı bir sistemle hareket edebilir. Bir işin önemli olduğunu bildiklerinde, beyinleri o işi yapmak için gerekli odaklanmayı daha kolay üretebilir.
DEHB beyni ise çoğu zaman aynı şekilde çalışmaz. İlgi, yenilik, meydan okuma ve aciliyet gibi unsurlar devreye girdiğinde harekete geçmek kolaylaşabilir. Buna karşılık, bir görevin mantıken çok önemli olması tek başına yeterli olmayabilir.
Bu yüzden fatura ödemek hayati olsa bile ilginç, yeni ya da acil hissettirmiyorsa beyniniz onu listenin sonuna itebilir. Buna karşılık o an çok daha ilgi çekici görünen bambaşka bir konu öne geçebilir.
Çalışma belleği önceliklendirmeyi nasıl etkiler?
Çalışma belleği, beynin geçici masaüstü alanı gibidir. Önceliklendirme yapabilmek için A, B ve C görevlerini aynı anda akılda tutmanız, kıyaslamanız ve bir sıraya koymanız gerekir.
DEHB'de bu alan daraldığında, görevleri aynı anda zihinde tutmak zorlaşabilir. Sonuçta beyin sistemli bir sıralama yapmak yerine, o anda en çok bağıran, en parlak ya da en rahatsız edici olana tepki vermeye başlayabilir. Yani beyin önceliklendirmekten çok reaksiyon vermeye kayabilir.
Bilişsel rahatsızlık neden kaçınmaya yol açar?
Sıkıcı, zorunlu ya da belirsiz bir işe başlamanın yarattığı his DEHB'de çok yoğun olabilir. Bu sadece "istememek" değildir; bazen gerçekten bedensel bir rahatsızlık gibi yaşanır.
Beyin bu rahatsızlıktan kaçmak için daha hızlı rahatlatan seçeneklere yönelir. Şeker yemek, oyun oynamak, sosyal medyada kaybolmak ya da başka küçük işlere sapmak bu yüzden cazip hale gelir. Kaçınma çoğu zaman keyiften değil, rahatlama arayışından doğar.
DEHB'de önceliklendirme nasıl kolaylaştırılabilir?
Kendinize sürekli "bu çok önemli, yapmam lazım" diye yüklenmek çoğu zaman işe yaramaz. Bunun yerine, öncelikleri sadece mantığa göre değil, beyninizin çalıştığı dile göre tasarlamanız daha işlevsel olabilir.
- Listeyi zihinden tahliye edin: Önceliklendirme krizi çoğu zaman çalışma belleğinin dolup taşmasıdır. Aklınızdaki her şeyi bir kağıda ya da tek bir listeye dökün. Görevleri zihinden çıkarıp görünür hale getirmek, panik hissini azaltabilir.
- Top 3 kuralını kullanın: 40 maddelik bir liste günlük öncelik listesi değildir. O gün için sadece 1 büyük ve mümkünse 2 orta ölçekli işi seçin. Geri kalanları göz önünden kaldırın ki beyniniz her şeyi aynı anda çözmeye çalışmasın.
- Görevi 5 dakikalık girişe bölün: Büyük işi tek lokmada yutmaya çalışmak yerine, onu çok küçük bir başlangıca indirin. Sunum hazırlayacaksanız sadece ilk slaytın başlığını yazın. Başlamak, çoğu zaman bitirmekten daha zor olan eşiği aşmanızı sağlar.
- Yapay aciliyet veya yenilik ekleyin: Zamanlayıcı kurmak, ortam değiştirmek ya da işi küçük bir meydan okumaya çevirmek beynin ilgisini artırabilir. Sıkıcı bir işi daha ilginç bir bağlama taşımak, harekete geçmeyi kolaylaştırabilir.
- Enerji odaklı önceliklendirme yapın: İşleri sadece önemli olup olmamalarına göre değil, ne kadar enerji istediklerine göre de ayırın. Düşük enerjili bir günde küçük ama birikmiş işleri eritmek, en mantıklı öncelik olabilir.
- İki dakika kuralını uygulayın: 2 dakikadan kısa sürecek bir iş varsa, onu listeye yazmak yerine mümkünse hemen yapın. Çünkü o işi takip etmek, hatırlamak ve yeniden karar vermek bazen işin kendisinden daha fazla enerji tüketir.
Sonuç
Önceliklendirme zorluğu, DEHB'de sık görülen ve çoğu zaman yanlış anlaşılan bir deneyimdir. Sorun genelde neyin önemli olduğunu bilmemek değil, beynin önem sırasını otomatik olarak hissedememesi ve bunaltı karşısında kilitlenmesidir.
Kendinizi suçlamak yerine, sisteminizi beyninizin çalışma biçimine göre kurmanız daha gerçekçi olabilir. Küçük başlangıçlar, görünür listeler ve enerjiye göre seçim yapmak, önceliklendirmeyi kusursuz hale getirmese de daha yönetilebilir hale getirebilir.
