
DEHB Koçluğunda İlk Ay Nasıl Görünebilir?
Özet: Aşağıdaki senaryo, DEHB koçluğunun ilk ayında neler konuşulabileceğini ve koçun pratikte nasıl değer katabileceğini göstermek için hazırlanmış örnek bir akıştır.
Bu yazı gerçek kullanıcı sonucu veya garanti edilmiş DopaLive deneyimi gibi okunmamalıdır. Amaç, ilk ayın nasıl yapılandırılabileceğini somutlaştırmaktır.
Örnek senaryoda kullanıcı, ilk DEHB koçuyla yaptığı görüşmeden sonra hayatında bir şeylerin değişebileceğini hissetmeye başlar.
Bu yazıda ilk üç DEHB koçluğu seansında neler konuşulabileceğini, hangi değerin ortaya çıkabileceğini ve bunun günlük hayata nasıl taşınabileceğini ele alacağız.
Kısaca, örnek ilk ayda en çok öne çıkan şeyler şunlardı:
- Netlik: Üye ne üzerinde çalışmak istediğini daha açık görmeye başlar.
- Umut: Değişimin mümkün olabileceğini hissetmeye başlar.
- Yapı: Büyük hedefler küçük ve uygulanabilir adımlara bölünür.
- Sorumluluk: Sadece düşünmek yerine deneme ve takip ritmi kurulur.
İlk seanstan önce
İlk seanstan önce birkaç hazırlık adımı vardı:
- Psiko-eğitim: DEHB koçluğunun ne olduğu, ne olmadığı, koçun rolü, üyenin rolü ve sürecin nasıl ilerleyebileceği anlatılır.
- Katılım değerlendirmesi: Üyenin neyi değiştirmek istediği, hangi zorluklarla karşılaştığı ve başarıyı nasıl tanımladığı sorulur.
- Ayrıntılı değerlendirme: Üyenin hayatında DEHB'den etkilenen alanları düşünmesini sağlayan detaylı bir değerlendirme doldurulur.
Bu örnekte hazırlık süreci, farklı dokümanlar ve formlar arasında kaybolmak yerine ilk görüşmeye daha net girmeyi hedefler.
En değerli kısım, öz farkındalığın başlamasıdır. Üye, DEHB'nin hayatının farklı alanlarını nasıl etkilediğini ve neleri değiştirmek istediğini ilk görüşmeden önce düşünür.
Seans 1: Bağ kurma, geleceği hayal etme ve odak seçme
İlk seansta şunları yaptık:
- Tanışma: Birbirimizi tanıttık ve o gün nasıl hissettiğimizi konuştuk.
- Görselleştirme: Koçum, beni üç ay sonra nerede olmak istediğime dair bir egzersizle yönlendirdi.
- Zorlukları belirleme: Üretkenlik ve derin düşünme konusunda yaşadığım temel güçlükleri konuştuk.
- Odak seçimi: Üzerinde çalışmak istediğim belirli bir zorluğu seçtik.
- Araç ve kaynaklar: Koçum, kullanabileceğim bir araç tanıttı ve sonrasında bana bazı okuma kaynakları göndereceğini söyledi.
Bu seanstan, uzun zamandır hissettiğim en umutlu duyguyla ayrıldım. Hatta hemen partnerime gidip koçluk yolculuğum için ne kadar heyecanlı olduğumu anlattım. Bunda iki şey çok etkiliydi: koçumun güçlü sorular sorması ve cevaplarımdaki örüntüleri fark etmesi; bir de beni günlük sıkışmışlıktan çıkarıp daha geniş bir geleceğe baktıran görselleştirme egzersizi.
Bu görselleştirme egzersizi üzerinde özellikle durmak istiyorum. Daha önce de benzer çalışmalar yapmıştım ama çoğu bana biraz klişe gelmişti. Bu kez farklı hissettirdi. Çünkü sadece geleceği hayal etmekle kalmadık; o geleceğin neden önemli olduğunu, benim için neyi değiştireceğini ve çevremdeki insanlara nasıl yansıyacağını da konuştuk.
Ben, çalışma saatlerimi daha iyi kullanabildiğim ve şirketimizi ilerletebildiğim bir gelecek anlattım. Böylece gereksiz yere gece geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmadığım bir düzen hayal ettim. Koçum da bunun arkasındaki motivasyonları açığa çıkaran daha derin sorular sordu. Bu konuşma bana ciddi bir enerji, umut ve yön duygusu verdi.
Sonrasında, beni bu noktaya ulaşmaktan alıkoyan şeyleri konuştuk. Her şeyi bu kadar açık biçimde ortaya koymak, aslında hedefime ulaşmak için gerekli ama daha önce fark etmediğim başka hedefleri de görünür hale getirdi.
Görselleştirme egzersizinden sonra önümüzde duran somut zorluğu seçtik: stratejik düşünmeyi haftamın doğru zamanlarına yerleştirmek. Bu cümlenin içinde bile açılacak çok şey vardı:
- Enerji: En enerjik olduğum zamanlar hangileri?
- Engeller: Bunu yapmamı zorlaştıran şeyler neler?
- Kontrol: Bu engelleri nasıl yöneteceğim?
- Ölçüm: Başarıyı nasıl anlayacağım?
Bunlar, sonraki haftalarda birlikte araştırdığımız sorular oldu.
Seanstan sonra koçum, Cal Newport'un zaman bloklama yaklaşımıyla ilgili bir PDF gönderdi ve egzersiz üzerine düşünmem için birkaç yansıma sorusu paylaştı. Bir sonraki görüşmemize kadar bunları ona iletmem gerekiyordu. Kaynak gelir gelmez hemen okumaya başladım.
Cal Newport'a veya zaman bloklamaya aşina değilseniz, fikir kısaca şu:
Üretkenlik yazarı Cal Newport tarafından yaygınlaştırılan zaman bloklama yaklaşımı, gün içinde belirli görevler veya projeler için odaklanmış çalışma zamanları ayırmayı içerir. Belirli bir işe özel zaman ayırdığınızda, dikkat dağıtıcıları azaltmanız ve odağınızı korumanız kolaylaşabilir. Böylece zamanınızı ve enerjinizi daha bilinçli kullanabilirsiniz.
Seans 2: Alışkanlık oluşturmayı anlamak ve ilk deneyi kurmak
İkinci seansta şunları yaptık:
- Takip: Koçum, gönderdiği kaynağı nasıl kullandığımı sordu.
- Yansıma: Ben de düşüncelerimi ve heyecanımı paylaştım.
- Uyarlama: Zaman bloklamanın benim hayatımda nasıl görünebileceğini konuştuk.
- Bilgi paylaşımı: Koçum, davranış değişikliği ve alışkanlık oluşturma hakkında bilgi verdi.
- Kişiselleştirme: Alışkanlık oluşturmanın bazı iyi uygulamalarını benim bağlamıma uyarladık.
- Planlama: Haftalık denememizin planını netleştirdik.
Seans başlamadan önce bile zaman bloklama konusunda heyecanlıydım. Yine de bu görüşme, konuyu benim için daha da somut hale getirdi. Beni en çok etkileyen şey, bu alışkanlığı kurmak için ulaştığımız özgüllük düzeyiydi. Bir psikoloji meraklısı olarak, bunun davranış değişikliği bilgisine dayanması da bana ayrıca güven verdi.
Koçumun anlattığı temel fikir şuydu: Pek çok insan alışkanlık kurmayı dener ve zorlanır, ama bu durum başarısızlığa mahkûm olduğunuz anlamına gelmez. Alışkanlıkların daha kalıcı hale gelmesine yardımcı olabilecek bazı psikolojik araçlar vardır. Konuştuğumuz başlıklar şunlardı:
- Keyifle başlayın: Bunu daha keyifli hale nasıl getirebilirsiniz? Çünkü kimse sürekli itici gelen bir şeyi sürdürmek istemez.
- Başlangıç işareti seçin: Ritüeli başlatacak küçük ve hoş bir unsur ne olabilir? Örneğin bir espresso ya da sevdiğiniz bir kupa.
- Bitiş işareti seçin: Rutinin bittiğini hissettirecek ve sizi ödüllendirecek küçük bir kapanış ne olabilir?
- Olası durumlara hazırlanın: Plan bozulursa ne yapacaksınız? Yedek planınız ne olacak?
- Dikkat dağıtıcıları öngörün: Hangi dikkat dağıtıcılar çıkabilir ve bunları nasıl azaltabilirsiniz?
- Deney zihniyetini koruyun: İlk denemede kusursuz gitmeyebilir. Önemli olan neyin işlemediğini görüp yeniden ayarlamaktır.
Sonunda, haftada üç kez ve her biri üç saat olacak şekilde derin çalışma blokları denemeye karar verdik. Başlangıç işareti olarak kahveyi, ritüel unsuru olarak kokulu bir mumu, bitiş için de yüzüme biraz güneş ışığı gelmesini seçtim. Ayrıca bu zamanlarda ortaya çıkabilecek aksaklıklar için birkaç olasılık planı yaptık ve bunları seans sırasında takvimime yerleştirdik. Bir sonraki hafta bunların nasıl gittiğini birlikte kontrol etmek üzere anlaştık.
Seans 3: Zorluklara çözüm üretmek ve yeniden ayarlamak
Üçüncü seansta şunları yaptık:
- Kontrol: Koçum, zaman bloklama denemelerimin nasıl geçtiğini sordu.
- Toparlama: Ben biraz dağıldım, koçum da beni yeniden konuya getirdi.
- Engelleri inceleme: Zaman bloklarını uygulamamı zorlaştıran şeyleri araştırdık.
- Beyin fırtınası: Bu zorluklara karşı olası çözümler ürettik.
- Düzeltme seçimi: O hafta denemek için üç somut düzenleme belirledik.
Bir haftalık zaman bloklama denemesinden sonra, bunun değerini görmüştüm. Faydalarını hissetmeme rağmen plana sadık kalmakta hâlâ zorlandığım yerler vardı. Bu seansta koçum, uygulayamadığım anların arkasındaki nedenleri görmeme yardımcı oldu. Sonra da bu zorluklara yönelik çözümler üretmek için birlikte zaman ayırdık.
Şimdi geriye dönüp bakınca bu süreç sezgisel ve basit görünüyor. Ama bu koçluk sürecinden önce ben genelde farklı bir şey yapıyordum: sadece daha çok zorlamaya çalışıyor, sonra da yapamadığım zamanlar için kendimi kötü hissediyordum. Buradaki fark, zorlanmayı kişisel bir başarısızlık gibi görmek yerine incelemeye değer bir veri gibi ele almamızdı.
Sadece koçumun sorduğu sorular bile benim için çok öğreticiydi. Gelecekte bu soruların yarısını bile kendime daha etkili şekilde sorabilirsem, çok daha iyi bir yerde olacağıma inanıyorum.
Çözüm üretme kısmında en sevdiğim şeylerden biri de şuydu: beni sadece kendi kafamın içindeki çözümlerle sınırlı bırakmadı. Daha fazla zorlamaya dayalı bir yaklaşım yerine, ekibimdeki diğer insanları sürece nasıl katabileceğimi düşünmemi sağladı. Devretmek, destek istemek ve başkalarını sorumluluk yapısının bir parçası haline getirmek benim için hem güçlendirici hem de biraz ürkütücüydü. Ama iyi anlamda.
Sadece 3 seansta gördüğüm değer neydi?
Bu bölümün kısa cevabı şu: DEHB koçu benim için sadece motive eden biri olmadı; düşünmeme, plan yapmama, denememe ve yeniden ayarlamama yardımcı olan bir yapı sundu. İlk üç seanstan çıkardığım başlıca değerler şunlardı:
- Kaynak ve çerçeve sunar: Zaman bloklama, farkındalık ve alışkanlık oluşturma gibi konularda araçlar ve öneriler paylaşır.
- Geleceği görünür kılar: Neye doğru ilerlemek istediğinizi daha net hayal etmenize yardımcı olur.
- Varsayımlara meydan okur: “Bunu sadece ben yapabilirim” gibi düşünceleri sorgulatır.
- Gözlem ve perspektif sunar: Fark etmediğiniz düşünce kalıplarını size geri yansıtabilir.
- Sorumluluk sağlar: Bir sonraki görüşmede neyi deneyip neyin işlemediğine birlikte bakarsınız.
- Sonraki adımı netleştirir: Seans sonunda neyi alıp götüreceğinizi somutlaştırır.
- Belirsizi somutlaştırır: “Tam olarak ne zaman?”, “Nasıl görünecek?” gibi sorularla planı netleştirir.
- İşleme alanı açar: Durup düşünmeniz ve sesli şekilde işlemeniz için güvenli bir alan sağlar.
- Ortak beyin fırtınasını kolaylaştırır: Tek başınıza aklınıza gelmeyecek seçenekleri görmenize yardımcı olur.
- Sizi size geri yansıtır: Dağıldığınızda ya da konu karıştığında özü yeniden toplar.
- İletişim ve sınır koymaya model olur: Zaman yönetimi, sakinlik ve açıklık konusunda örnek olabilir.
- Sizi kutlar: Sadece çabanızın görülmesi bile önemli bir destek yaratabilir.
Sonuç
Bu örnek akışta değer, tek bir görüşmeyle hayatı değiştirme iddiasından değil, düzenli yansıma ve deneme döngüsünden gelir.
Eğer bu yazıda anlattığım faydalar size tanıdık ya da heyecan verici geldiyse, DEHB koçluğunu değerlendirmek sizin için anlamlı bir adım olabilir.

Yazar
Alperen Demirdöğer
Kurucu & CEO, DopaLive
Alperen, 20 yılı aşkın süredir DEHB tanısıyla yaşamanın getirdiği tecrübeyle Türkiye'de uygun fiyatlı ve erişilebilir DEHB uzmanlığı sunmak amacıyla DopaLive'ı kurdu.
İlgili Yazılar
DEHB'li Bireyler İçin Diş Fırçalama Rehberi
Özet: DEHB, diş fırçalama gibi kısa ama tekrarlı işleri beklenmedik şekilde zorlaştırabilir. Bunun nedeni çoğu zaman tembellik değil; motivasyon, dikkat, zaman...
DEHB Koçumun Benim İçin Doğru Kişi Olduğunu Nasıl Anlarım?
Özet: Doğru DEHB koçu, yalnızca bilgi ve deneyim sunmaz; aynı zamanda sizinle güven veren bir ilişki kurar ve ihtiyaçlarınıza uygun, kişiselleştirilmiş bir yol...

