DopaLive Logo
DopaLive
Blog'a Dön
8 dk okuma1 Temmuz 2025
My First Month of ADHD Coaching

My First Month of ADHD Coaching

Özet: İlk DEHB koçluğu seanslarım, neyi değiştirmek istediğimi daha net görmemi ve bunu küçük, uygulanabilir adımlara çevirmemi sağladı. Bu yazıda, ilk üç seansta neler konuştuğumuzu, bende nasıl bir etki bıraktığını ve DEHB koçunun pratikte nasıl değer kattığını paylaşıyorum.

İlk DEHB koçlarımdan biri olan Elgiz ile ilk görüşmemizin üzerinden 10 dakika bile geçmeden, hayatımda bir şeylerin değişebileceğini hissetmiştim.

Bu yazıda doğrudan konuya gireceğim. Elgiz Henden ile yaptığım ilk üç DEHB koçluğu seansında neler olduğunu, nasıl hissettiğimi, ne tür bir değer aldığımı ve bende nasıl sonuçlar yarattığını paylaşacağım. Amacım, bu seansların gerçekte nasıl geçtiğine dair size daha somut ve dürüst bir bakış sunmak.

Kısaca, ilk ayda bende en çok iz bırakan şeyler şunlardı:

  • Netlik: Ne üzerinde çalışmak istediğimi daha açık görmeye başladım.
  • Umut: Uzun zamandır ilk kez değişimin mümkün olduğunu hissettim.
  • Yapı: Büyük hedefleri küçük ve uygulanabilir adımlara böldük.
  • Sorumluluk: Sadece düşünmek yerine denemeye ve takip etmeye başladım.

İlk seanstan önce

İlk seanstan önce birkaç hazırlık adımı vardı:

  • Psiko-eğitim: DEHB koçluğunun ne olduğu, ne olmadığı, koçumun rolü, benim rolüm ve DopaLive yolculuğumun nasıl ilerleyebileceği anlatıldı.
  • Katılım değerlendirmesi: DEHB'mle ilgili neyi değiştirmek istediğim, DopaLive'dan ne umduğum, hangi zorluklarla karşılaştığım ve benim için başarının neye benzediği soruldu.
  • Ayrıntılı değerlendirme: Hayatımın DEHB'den etkilenen farklı alanlarını düşünmemi sağlayan, detaylı ama keyifli bir değerlendirme doldurdum.

Bağlam vermek gerekirse, daha önce 10'dan fazla DEHB koçunun katılım sürecinden geçtim. Çoğu zaman bu süreç; Google Dokümanları, PDF'ler, e-postalar ve formlar arasında kaybolduğum, sonunda da bunaldığım bir deneyime dönüşüyordu. DopaLive'ın katılım süreci ise bana açık ara daha sezgisel, hafif ve güçlendirici geldi.

Benim için en değerli kısım, öz farkındalığı tetiklemesiydi. Durup DEHB'nin hayatımın farklı alanlarını nasıl etkilediğini ve neleri değiştirmek istediğimi düşünmek bile başlı başına faydalıydı. Bu hazırlık, ilk seansa daha istekli ve daha net bir zihinle girmemi sağladı.

Sorumluluk reddi: Elbette biraz taraflı olabilirim, çünkü bu deneyimin tasarımına katkı sundum.

Seans 1: Bağ kurma, geleceği hayal etme ve odak seçme

İlk seansta şunları yaptık:

  • Tanışma: Birbirimizi tanıttık ve o gün nasıl hissettiğimizi konuştuk.
  • Görselleştirme: Elgiz, beni üç ay sonra nerede olmak istediğime dair bir egzersizle yönlendirdi.
  • Zorlukları belirleme: Üretkenlik ve derin düşünme konusunda yaşadığım temel güçlükleri konuştuk.
  • Odak seçimi: Üzerinde çalışmak istediğim belirli bir zorluğu seçtik.
  • Araç ve kaynaklar: Elgiz, kullanabileceğim bir araç tanıttı ve sonrasında bana bazı okuma kaynakları göndereceğini söyledi.

Bu seanstan, uzun zamandır hissettiğim en umutlu duyguyla ayrıldım. Hatta hemen partnerime gidip koçluk yolculuğum için ne kadar heyecanlı olduğumu anlattım. Bunda iki şey çok etkiliydi: Elgiz'in güçlü sorular sorması ve cevaplarımdaki örüntüleri fark etmesi; bir de beni günlük sıkışmışlıktan çıkarıp daha geniş bir geleceğe baktıran görselleştirme egzersizi.

Bu görselleştirme egzersizi üzerinde özellikle durmak istiyorum. Daha önce de benzer çalışmalar yapmıştım ama çoğu bana biraz klişe gelmişti. Bu kez farklı hissettirdi. Çünkü sadece geleceği hayal etmekle kalmadık; o geleceğin neden önemli olduğunu, benim için neyi değiştireceğini ve çevremdeki insanlara nasıl yansıyacağını da konuştuk.

Ben, çalışma saatlerimi daha iyi kullanabildiğim ve şirketimizi ilerletebildiğim bir gelecek anlattım. Böylece gereksiz yere gece geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmadığım bir düzen hayal ettim. Elgiz de bunun arkasındaki motivasyonları açığa çıkaran daha derin sorular sordu. Bu konuşma bana ciddi bir enerji, umut ve yön duygusu verdi.

Sonrasında, beni bu noktaya ulaşmaktan alıkoyan şeyleri konuştuk. Her şeyi bu kadar açık biçimde ortaya koymak, aslında hedefime ulaşmak için gerekli ama daha önce fark etmediğim başka hedefleri de görünür hale getirdi.

Görselleştirme egzersizinden sonra önümüzde duran somut zorluğu seçtik: stratejik düşünmeyi haftamın doğru zamanlarına yerleştirmek. Bu cümlenin içinde bile açılacak çok şey vardı:

  • Enerji: En enerjik olduğum zamanlar hangileri?
  • Engeller: Bunu yapmamı zorlaştıran şeyler neler?
  • Kontrol: Bu engelleri nasıl yöneteceğim?
  • Ölçüm: Başarıyı nasıl anlayacağım?

Bunlar, sonraki haftalarda birlikte araştırdığımız sorular oldu.

Seanstan sonra Elgiz, Cal Newport'un zaman bloklama yaklaşımıyla ilgili bir PDF gönderdi ve egzersiz üzerine düşünmem için birkaç yansıma sorusu paylaştı. Bir sonraki görüşmemize kadar bunları ona iletmem gerekiyordu. Kaynak gelir gelmez hemen okumaya başladım.

Cal Newport'a veya zaman bloklamaya aşina değilseniz, fikir kısaca şu:

Üretkenlik yazarı Cal Newport tarafından yaygınlaştırılan zaman bloklama yaklaşımı, gün içinde belirli görevler veya projeler için odaklanmış çalışma zamanları ayırmayı içerir. Belirli bir işe özel zaman ayırdığınızda, dikkat dağıtıcıları azaltmanız ve odağınızı korumanız kolaylaşabilir. Böylece zamanınızı ve enerjinizi daha bilinçli kullanabilirsiniz.

Seans 2: Alışkanlık oluşturmayı anlamak ve ilk deneyi kurmak

İkinci seansta şunları yaptık:

  • Takip: Elgiz, gönderdiği kaynağı nasıl kullandığımı sordu.
  • Yansıma: Ben de düşüncelerimi ve heyecanımı paylaştım.
  • Uyarlama: Zaman bloklamanın benim hayatımda nasıl görünebileceğini konuştuk.
  • Bilgi paylaşımı: Elgiz, davranış değişikliği ve alışkanlık oluşturma hakkında bilgi verdi.
  • Kişiselleştirme: Alışkanlık oluşturmanın bazı iyi uygulamalarını benim bağlamıma uyarladık.
  • Planlama: Haftalık denememizin planını netleştirdik.

Seans başlamadan önce bile zaman bloklama konusunda heyecanlıydım. Yine de bu görüşme, konuyu benim için daha da somut hale getirdi. Beni en çok etkileyen şey, bu alışkanlığı kurmak için ulaştığımız özgüllük düzeyiydi. Bir psikoloji meraklısı olarak, bunun davranış değişikliği bilgisine dayanması da bana ayrıca güven verdi.

Elgiz'in anlattığı temel fikir şuydu: Pek çok insan alışkanlık kurmayı dener ve zorlanır, ama bu durum başarısızlığa mahkûm olduğunuz anlamına gelmez. Alışkanlıkların daha kalıcı hale gelmesine yardımcı olabilecek bazı psikolojik araçlar vardır. Konuştuğumuz başlıklar şunlardı:

  • Keyifle başlayın: Bunu daha keyifli hale nasıl getirebilirsiniz? Çünkü kimse sürekli itici gelen bir şeyi sürdürmek istemez.
  • Başlangıç işareti seçin: Ritüeli başlatacak küçük ve hoş bir unsur ne olabilir? Örneğin bir espresso ya da sevdiğiniz bir kupa.
  • Bitiş işareti seçin: Rutinin bittiğini hissettirecek ve sizi ödüllendirecek küçük bir kapanış ne olabilir?
  • Olası durumlara hazırlanın: Plan bozulursa ne yapacaksınız? Yedek planınız ne olacak?
  • Dikkat dağıtıcıları öngörün: Hangi dikkat dağıtıcılar çıkabilir ve bunları nasıl azaltabilirsiniz?
  • Deney zihniyetini koruyun: İlk denemede kusursuz gitmeyebilir. Önemli olan neyin işlemediğini görüp yeniden ayarlamaktır.

Sonunda, haftada üç kez ve her biri üç saat olacak şekilde derin çalışma blokları denemeye karar verdik. Başlangıç işareti olarak kahveyi, ritüel unsuru olarak kokulu bir mumu, bitiş için de yüzüme biraz güneş ışığı gelmesini seçtim. Ayrıca bu zamanlarda ortaya çıkabilecek aksaklıklar için birkaç olasılık planı yaptık ve bunları seans sırasında takvimime yerleştirdik. Bir sonraki hafta bunların nasıl gittiğini birlikte kontrol etmek üzere anlaştık.

Seans 3: Zorluklara çözüm üretmek ve yeniden ayarlamak

Üçüncü seansta şunları yaptık:

  • Kontrol: Elgiz, zaman bloklama denemelerimin nasıl geçtiğini sordu.
  • Toparlama: Ben biraz dağıldım, Elgiz de beni yeniden konuya getirdi.
  • Engelleri inceleme: Zaman bloklarını uygulamamı zorlaştıran şeyleri araştırdık.
  • Beyin fırtınası: Bu zorluklara karşı olası çözümler ürettik.
  • Düzeltme seçimi: O hafta denemek için üç somut düzenleme belirledik.

Bir haftalık zaman bloklama denemesinden sonra, bunun değerini görmüştüm. Faydalarını hissetmeme rağmen plana sadık kalmakta hâlâ zorlandığım yerler vardı. Bu seansta Elgiz, uygulayamadığım anların arkasındaki nedenleri görmeme yardımcı oldu. Sonra da bu zorluklara yönelik çözümler üretmek için birlikte zaman ayırdık.

Şimdi geriye dönüp bakınca bu süreç sezgisel ve basit görünüyor. Ama Elgiz'le çalışmadan önce ben genelde farklı bir şey yapıyordum: sadece daha çok zorlamaya çalışıyor, sonra da yapamadığım zamanlar için kendimi kötü hissediyordum. Buradaki fark, zorlanmayı kişisel bir başarısızlık gibi görmek yerine incelemeye değer bir veri gibi ele almamızdı.

Sadece Elgiz'in sorduğu sorular bile benim için çok öğreticiydi. Gelecekte bu soruların yarısını bile kendime daha etkili şekilde sorabilirsem, çok daha iyi bir yerde olacağıma inanıyorum.

Çözüm üretme kısmında en sevdiğim şeylerden biri de şuydu: beni sadece kendi kafamın içindeki çözümlerle sınırlı bırakmadı. Daha fazla zorlamaya dayalı bir yaklaşım yerine, ekibimdeki diğer insanları sürece nasıl katabileceğimi düşünmemi sağladı. Devretmek, destek istemek ve başkalarını sorumluluk yapısının bir parçası haline getirmek benim için hem güçlendirici hem de biraz ürkütücüydü. Ama iyi anlamda.

Sadece 3 seansta gördüğüm değer neydi?

Bu bölümün kısa cevabı şu: DEHB koçu benim için sadece motive eden biri olmadı; düşünmeme, plan yapmama, denememe ve yeniden ayarlamama yardımcı olan bir yapı sundu. İlk üç seanstan çıkardığım başlıca değerler şunlardı:

  • Kaynak ve çerçeve sunar: Zaman bloklama, farkındalık ve alışkanlık oluşturma gibi konularda araçlar ve öneriler paylaşır.
  • Geleceği görünür kılar: Neye doğru ilerlemek istediğinizi daha net hayal etmenize yardımcı olur.
  • Varsayımlara meydan okur: “Bunu sadece ben yapabilirim” gibi düşünceleri sorgulatır.
  • Gözlem ve perspektif sunar: Fark etmediğiniz düşünce kalıplarını size geri yansıtabilir.
  • Sorumluluk sağlar: Bir sonraki görüşmede neyi deneyip neyin işlemediğine birlikte bakarsınız.
  • Sonraki adımı netleştirir: Seans sonunda neyi alıp götüreceğinizi somutlaştırır.
  • Belirsizi somutlaştırır: “Tam olarak ne zaman?”, “Nasıl görünecek?” gibi sorularla planı netleştirir.
  • İşleme alanı açar: Durup düşünmeniz ve sesli şekilde işlemeniz için güvenli bir alan sağlar.
  • Ortak beyin fırtınasını kolaylaştırır: Tek başınıza aklınıza gelmeyecek seçenekleri görmenize yardımcı olur.
  • Sizi size geri yansıtır: Dağıldığınızda ya da konu karıştığında özü yeniden toplar.
  • İletişim ve sınır koymaya model olur: Zaman yönetimi, sakinlik ve açıklık konusunda örnek olabilir.
  • Sizi kutlar: Sadece çabanızın görülmesi bile önemli bir destek yaratabilir.

Sonuç

DopaLive'da DEHB koçluğuna başladığımdan beri, yaşam kalitemin, öz farkındalığımın ve özgüvenimin giderek güçlendiğini hissediyorum. Bu yansıma ve deneme döngüsü bana çok iyi geldi; etkisini hayatımın farklı alanlarında görmeye başladım.

Eğer bu yazıda anlattığım faydalar size tanıdık ya da heyecan verici geldiyse, DEHB koçluğunu değerlendirmek sizin için anlamlı bir adım olabilir.

Alperen Demirdöğer

Yazar

Alperen Demirdöğer

Kurucu & CEO, DopaLive

Alperen, 20 yılı aşkın süredir DEHB tanısıyla yaşamanın getirdiği tecrübeyle Türkiye'de uygun fiyatlı ve erişilebilir DEHB uzmanlığı sunmak amacıyla DopaLive'ı kurdu.

İlgili Yazılar

Doppa

DEHB haritanı keşfetmeye hazır mısın?

Erken erişime katıl, hazır olduğumuzda ilk sana haber verelim.

Community member avatar
Community member avatar
Community member avatar
Community member avatar

DopaLive ile nöroçeşitliliğini kucaklayan ve hedeflerine ulaşan 10.000+ bireyin bulunduğu bir topluluğun parçası olun.